• Facebook'ta Paylaş
  • Twitter'da Paylaş
Fatma ULUBEY

Köy Enstitüleri!

19.4.2020 01:33:02

 

Köy Enstitüleri!

 

 

2007 yılında kaleme aldığım bir yazıyı tekrar güncellemek istiyorum.
Eğitimde büyük Devrim yaratan Köy Enstitüleri; Cumhuriyeti kuran Çağdaş, aydın kadrolar Eğitimin ne kadar önemli olduğunu , ülkemizde Okur - Yazar oranının ne kadar düşük olduğunu, modern eğitim anlayışını yerleştirmeyi ve eğitimin öncelikle köylerden başlaması gerekliliğine inanmış bu düşünceyle eğitimde büyük bir reform sayılacak ve belki de dünyada bir ilke imza atmışlardır .
Gelin hep beraber Köy Enstitüleri'nin tarihçesine bir göz atalım.
TARİHÇESİ!
Köy Enstitüleri'nin tarihçesi Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 1935'te ki IV. Kurultayı'ında köylerde okuma yazma öğretmek, Cumhuriyet değerlerini benimsetmek, İlkel tarım teknolojisinin yerine daha modern tekniklerle bilgi ve beceri kazandırmak, İlk öğretimin yaygınlaştırılması nedeniyle bir dizi kararlar alınır . Bu kararların en önemlisi: Askerliğini Çavuş ve Onbaşı olarak yapan köy gençlerinin kısa bir eğitimden geçirilerek kendi köylerinde Eğitmen olarak görevlendirilmesiydi. Nitekim ilk uygulama 1936 yılında başladı . 84 Köylü genç Eskişehir'e bağlı Çifteler'de açılan kursa tabi tutulduktan sonra köy eğitmeni olarak görevlendirildi .
KÖY EĞİTMENİ NEDİR?
Köy Eğitmeni: Öğretmen gönderilmeyen köylerin İlköğretim ve eğitim işlerini yürütmek, tarım işlerinin tekniğine uygun olarak yapılması konusunda köylülere yardımcı olmak amacıyla gönderilen geçici öğretmen.
Uygulamanın başarılı sonuçlar vermesinden 1 yıl sonra yani 1937 yılında konu daha da kapsamlı bir şekilde ele alındı. O dönemin Milli Eğitim Bakanı Saffet Arıkan'ın hazırlattığı bir programla Eskişehir Çifteler'de, İzmir Kızılçullu' da ve Kastamonu Gölköy'de deneme amaçlı üç köy Öğretmen Okulu açıldı. Bu çalışmalar Hasan Ali Yücel'in Milli Eğitim Bakanlığı döneminde daha da genişletilmiştir. Başlatılan yeni programın mimarı o dönemin ilköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç'tur.
17 Nisan 1940'ta çıkarılan 3803 sayılı yasa ile kurulan Köy Enstitülerinde İş Eğitimi temel ilke olarak kabul edilmiştir. Enstitülere beş yıllık köy okullarını bitirenlerle üç yıllık Okulları bitirenlerden iki yıllık hazırlık sınıfını başarıyla tamamlayanlar alınacaktı.
Karma Öğretim Sistemine dayanan enstitülerin Öğretim süresi beş yıldı. Öğrencilerin ilk üç yıllık başarı düzeylerine göre en başarılar öğretmenliğe, geri kalanlar ise diğer köy hizmetlerine yönlendirilecekti.
KÖY ENSTİTÜLERİ NEYİ HEDEFLİYORDU?
Köy Enstitüleri, Cumhuriyet Yönetiminin toplum anlayışını yönlendirici en açık örneklerindendi.
Köy Enstitüleri Projesi, Köylerimizi Eğitim, Sağlık, Ekonomik ve Kültürel bakımdan eğitim yoluyla benzeri görülmemiş bir canlandırmayı hedefliyordu.
1935 yılında Türkiye nüfusu 16 Milyondu. Bu nüfusun 14 milyonu köylerde yaşıyordu. Köyde yaşayanların oranı küçümsenmeyecek bir orandı. Kentlerde ise 2 Milyon yaşıyordu. Okuma yazma oranı çok düşüktü. Köylerde ilköğretime devam eden öğrenci sayısı 300 Bin, Kentlerde 500 Bin idi. Sayısal verilerden anlaşılacağı gibi Köy ile Kent arasında büyük bir uçurum vardı. Bu anlamda köylerde eğitimi başlatmak önem taşıyordu. Üretken olan bir eğitim etkinliğini başlatmalıydılar ve başlatmışlardır da ...
1940 -1945 yılları arasında Köy Enstitüsü öğrencileri tarafından 1500 dönüm toprak işlendi . 750 Bin Fidan dikildi, 1200 dönüm bağ yetiştirildi ,1500 dönümlük sebzelik yapıldı, 100 kilometreyi aşan yol ve 728 adet bina yapılmıştır .
Öğrenciler bölgenin özelliklerine göre ihtiyaçlarını kendileri karşılıyorlardı. Birlikte üretip birlikte tüketiyorlardı. 1948'de Köy Enstitürilerininin sayısı 21'e ulaşmıştır. 17 Bin 341 Köy Öğretmeni 8 Bin 675 eğitmen , 1248 Dağlık Memuru bazı kaynaklarda 3 Bin olarak da geçmektedir. Köy Enstitüleri 20 Bin civarında mezun vermiştir.
EĞİTİMDEKİ BU REFORM NEDEN UZUN SÜRMEDİ YA DA KİMLERE YARAMADI?...
Eğitimdeki bu reform ne yazık ki uzun sürmemiştir. Feodal yapının değişimi, köyün ve köylünün uyanmasını, aydınlanmasını içine sindiremeyen Toprak ağalarının gücünü kaybetmesi endişesi, Cumhuriyet rejimini içlerine sindiremeyen tutucu çevreler, gerici kadroların ülke yönetimine gelmesi ve siyasi gücünü kaybetmek istemeyenler ne yazık ki, Eğitimde Fırsat Eşitliğini, ulusal değerleri İlke edinen ve ülke halkının üretici olma yolundaki bu önemli eğitim kurumlarını ayakta tutmak işlerine gelmemiştir.
Çok partili sisteme geçildikten sonra (1946), yeni kurulan Demokrat Parti'nin (DP) yoğun eleştirileriyle karşılaşmış ve bu dönemde Köy Enstitüleri adeta duraklama geçirmiştir . 1947'de Reşat Şemsettin Sirer'in Milli Eğitim Bakanlığı sırasında, eğitim programları temelli değişikliklere uğradı. Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü kapatıldı. DP'nin iktidara geldiği 1950 seçimlerinden sonra Köy Enstitüleri'nin programı klasik öğretmen okullarının programı ile birleştirildi.(1951)
Türkiye'nin kültürel yaşamına damgasını vuran ve köy kökenli aydın kuşağı yaratan" Köy Enstitüleri "çıkarılan 6234 sayılı yasayla da tümüyle kapatılmıştır. ( 1954)
Bu aydınlanma hareketini yok edenler aslında Türkiye'nin Eğitim Sistemine dinamit koymuş oldular.
EĞİTİM ENSTİTÜLERİ KAPATILMAMIŞ OLSALARDI;
*Okulsuz çocuklar olmayacaktı . Köylerde yaşayan kız çocuklarının okumasının önündeki engeller kalkacaktı.
* İşlenmemiş Toprak kalmayacaktı .
*Terör olmayacaktı, Köyler boşalmayacaktı. Köylüsüyle şehirlisiyle bilinçli bir toplum yetişecekti.
*Birer birer yeşil alanları yok etmeyecektik.
Birer birer kapatmayacaktık fabrikaları.Ülke insanımız geçim kaynağı için dış ülkelerde iş aramayacaktı.
* Eşitlik ilkesi hayata geçecekti. Eğitimde , üretimde herkes eşit şekilde yararlanacaktı.
*Ezberci değil ,araştıran sorgulayan birey yetiştirilecekti. Eğitim Birliği ilkesinden böylesine ödün verilmeyecekti.
*Köy Enstitüleri yaşatılmış olsaydı küreselleşmeci dayatmalara boyun eğmeyecektik.
Bugünkü Eğitim Sistemimize baktığımız zaman ilerideyiz diyebilir miyiz ?.. Her siyasi iktidarın kendi ideolojisi doğrultusunda şekillendirdiği bu Eğitim Sistemiyle bir ülke ilerleyebilir mi?
Özellikle son yıllarda bilim ve teknoloji adına ne üretildi? Üreten toplum olmaktan tamamen çıkıp, sadece tüketen bir toplum olmadık mı ?
Bir döneme damgasını vuran Köy Enstütilerini daha çok arayacağız!....
Onlarca ülkenin Eğitimde model aldığı, mimarı Atatürk olan
Köy Enstitüleri'nin Kuruluşunun 80. yılında başta Mustafa KemalAtatürk, Hasan Ali Yücel, İsmail Hakkı Tonguç ve tüm Köy Enstitülülere saygı ve şükranla!....

 

Bu Yazıyı Paylaşın:  Facebook Twitter Oyyla Blogger Google Tumblr
Yazarın Diğer Yazıları
19.4.2020 01:33:02
17.8.2018 11:59:27
6.6.2017 13:06:04
13.7.2016 12:56:26
25.6.2016 13:32:41
3.6.2016 10:55:30
25.5.2016 00:11:20
12.5.2016 01:23:54
16.3.2016 01:23:30
12.3.2016 10:08:20
25.2.2016 15:30:28
23.1.2016 10:42:37
11.1.2016 11:31:44
29.12.2015 11:21:56
21.12.2015 20:11:15
11.12.2015 23:36:50
1.12.2015 10:28:25
18.11.2015 09:50:23
10.11.2015 10:51:22
8.11.2015 09:57:37
6.10.2015 10:24:00
10.9.2015 11:52:00
11.8.2015 11:40:26
9.8.2015 11:19:32
6.8.2015 19:56:39
28.7.2015 19:23:11
18.7.2015 14:28:21
14.7.2015 09:54:18
7.7.2015 12:51:09
30.6.2015 14:14:10
20.6.2015 11:51:35
1.4.2015 20:41:02
28.3.2015 00:23:57
4.3.2015 12:41:20
19.2.2015 03:53:09
17.2.2015 12:49:18
25.1.2015 22:43:20
1.1.2015 09:25:09
19.12.2014 15:59:54
14.12.2014 01:27:10
4.11.2014 13:28:34
11.10.2014 23:42:45
23.9.2014 13:33:50
17.9.2014 11:31:51
13.9.2014 09:20:58
11.9.2014 17:07:06
27.8.2014 12:58:42
18.8.2014 10:43:30
23.6.2014 16:50:13
19.6.2014 15:13:11
12.6.2014 00:49:32
Okuyucu Yorumları
Okur Yorumları
Hava Durumu