• Facebook'ta Paylaş
  • Twitter'da Paylaş
Mehmet ULUÇAY

Kurtuluş Savaşında Havza Genelgesi

30.8.2018 10:34:07

  

  Kurtuluş Savaşında Havza Genelgesi

30 Ağustos 1922 zaferini hazırlayan temel taşlar.

Birinci Dünya Savaşından sonra,  İtilaf devletleri ile imzalanan “Mondros Mütarekesi” Osmanlı Devleti için ağır maddeler içeriyordu.

MADDELERİ:

1.Çanakkale ve İstanbul Boğazlarının açılması ve Karadenize serbestçe geçiş,
Çanakkale ve İstanbul Boğazlarının İtilaf Devletleri tarafından işgali

2.Türk sularındaki tüm torpil tarlaları ile torpido ve kovan yerleri, diğer
engellerin yerleri gösterilecek ve bunları taramak veya kaldırmak için
istenildiğinde yardım edilecektir.

3.Karadeniz’de bulunan torpil yerleri hakkındaki bilgiler verilecektir.

4.İtilaf Devletlerinin savaş esirleri ile Ermeni esirleri, tutukluları
İstanbul’da toplanacak ve kayıtsız koşulsuz İtilaf Devletlerine teslim
edilecektir.

5.Sınırların korunması ve iç güvenliğin sağlanması için gerekli görülecek askeri
kuvvetten başkası hemen terhis edilecek. (İşbu askeri kuvvetin sayısı durumu
İtilaf Devletleri tarafından Osmanlı Devleti ile görüşüldükten sonra
kararlaştırılacaktır.)

6.Osmanlı kara sularında güvenlik ve buna benzer konular için kullanılacak küçük
gemiler dışında, Osmanlı sularında veya Osmanlı Devleti tarafından işgal edilen
sularda bulunan bütün savaş gemileri teslim olunup Osmanlı liman veya
limanlarında tutuklu bulundurulacaktır.

7.İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit edici bir durum olduğunda herhangi
bir strateji noktasını işgal hakkına sahip olacaklardır.

8.Bugün Osmanlı Devleti işgali altında bulunan bütün liman ve demiryollarından
İtilaf Devletleri gemilerinin yararlanması ve İtilaf Devletleriyle savaş
halinde bulunanlara karşı kapalı bulundurulması. Osmanlı Devleti gemileri de
ticaret ve ordunun terhisi konusunda buna benzer koşullarda yararlanacaklardır.

9.İtilaf Devletleri, Osmanlı Devletine ait tersane ve limanlardaki bütün gemi
onarım ve araçlarını kullanacaklardır.

10.Toros tünellerinin itilaf devletleri tarafından işgali

11.İran’ın kuzeybatı bölgesindeki Osmanlı Devleti kuvvetlerinin derhal savaştan
önceki sınır gerisine çekilmesi konusunda önceden verilen emir uygulanacaktır.
Kafkasya ötesinde önceleri Osmanlı kuvvetleri tarafından bir bölümü boşaltılan
yerlerin geri kalan bölümü de İtilaf Devletleri tarafından yerinde incelenerek,
istenirse boşaltılacaktır.

12.Hükümet haberleşmeleri dışındaki telsiz ve kablolar İtilaf Devletleri
memurları tarafından denetlenecektir.

13.Denizciliğe, askerliğe ve ticarete ait maddelerin ve malzemelerin tahrip
edilmesi önlenecektir.

  Havza Genelgesi Milli Kurtuluş Mücadelesi içerisinde çok büyük öneme sahip bir genelgedir. Kurtuluş mücadelesinin ilk resmi adımı olarak da görülebilir. Bu yazıda Havza Genelgesinin amacı ve önemi üzerinde durmaya çalışacağız.

  Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a ayak basmıştır. Bu hepimizin bildiği gibi Kurtuluş Savaşı için ilk adım olmuştur. 4 gün öncesinde yani 15 Mayıs tarihinde Yunanistan İzmir’i işgal etmeye başlamıştır.

Resmi görevli olarak Samsun’a gide Mustafa Kemal’in aslında aklında resmi görevinin üzerinde milli kurtuluş fikri bulunmaktaydı. Bu amaçla millet örgütlenmeli ve bir amaç etrafında birleştirilmeliydi. Bu amaç milletin bağımsız olmasıdır.

   7.Maddede “İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit edici bir durum olduğunda herhangi bir strateji noktasını işgal hakkına sahip olacaklardır”. Bu maddeye göre; Samsun ve çevresinde bulunan Rum azınlıkların, taşkınlıkları artması bu nedenle doğacak tepkilere karşılık işgalin yaygınlaşmasını engellemek ve gerekli önlemleri almak amacıyla, Mustafa Kemal 9. Ordu müfettişi ve Padişah Yetkilisi olarak Samsuna gönderildi.

Mustafa Kemal Samsun’a ulaşınca buranın düşman kontrolünde olması dolayısıyla çok uygun olmadığını gördü. Buradan Havza’ya geçen Mustafa Kemal 28 – 29 Mayıs tarihlerinde Havza’da bir genelge yayınladı. Bu genelge Havza Genelgesi olarak tarihe geçmiştir.

Havza Genelgesinin Önemi ve Maddeleri

Havza genelgesinde;

  • İşgalcilere karşı protestolar yapılacaktır.
  • İtilaf devletlerine ve İstanbul Hükümetine uyarıcı telgraflar çekilecektir.
  • Yapılan mitinglerle halkın işgale karşı birlik olması sağlanacak.
  • Milli cemiyetlerin etkinliği arttıracaktır.

Bu genelge işgale karşı ilk resmi tepki olarak görülebilir. Bu açıdan çok önemlidir. Havza genelgesinin önemini şöyle sıralayabiliriz:

  • Türk halkı bu genelgeyle ortak bir amaca yoğunlaşmıştır.
  • Genelge sonrası yapılan mitinglerle milli mücadelenin ruhu güçlenmiştir.
  • Mustafa Kemal etrafında bir hareket canlanmıştır.
  • Ümitsizliğin yerini heyecan ve umut almıştır.

Havza genelgesinin etkileriyle ve Mustafa Kemal’in resmi görevini aşması sonucu İtilaf devletleri İstanbul Hükümetine baskı yapmıştır. Bunun sonucunda 8 Haziran 1919 tarihinde Osmanlı Harbiye bakanlığı Mustafa Kemal’i geri çağırmıştır.

Mustafa Kemal bu çağrıya uymamış ve kurtuluş amacına devam etmek maksadıyla Amasya’ya geçmiştir.

Bu genelge resmi makamlara da gönderilmiştir. Böylece mücadele ruhu her yere duyurulmuştur.

Yukarıdan anlatılanlardan hareketle Havza Genelgesinin kurtuluş tarihimizdeki önemi daha iyi kavranabilir. İşgale karşı duyulan rahatsızlığın bir bildiri şeklini alması milli bilince olumlu katkı yapmıştır.

Aynı zamanda bu bildiriyi yayınlayan kişi kurtuluş hareketinin de doğal önderi olarak ön plana çıkmıştır. http://webders.net/579/havza-genelgesinin-onemi.html

  

  ’ya geçen Mustafa Kemal 28 – 29 Mayıs tarihlerinde Havza’da bir genelge yayınladı. Bu genelge Havza Genelgesi olarak tarihe geçmiştir.

Havza Genelgesinin Önemi ve Maddeleri

Havza genelgesinde;

  • İşgalcilere karşı protestolar yapılacaktır.
  • İtilaf devletlerine ve İstanbul Hükümetine uyarıcı telgraflar çekilecektir.
  • Yapılan mitinglerle halkın işgale karşı birlik olması sağlanacak.
  • Milli cemiyetlerin etkinliği arttıracaktır.

Bu genelge işgale karşı ilk resmi tepki olarak görülebilir. Bu açıdan çok önemlidir. Havza genelgesinin önemini şöyle sıralayabiliriz:

  • Türk halkı bu genelgeyle ortak bir amaca yoğunlaşmıştır.
  • Genelge sonrası yapılan mitinglerle milli mücadelenin ruhu güçlenmiştir.
  • Mustafa Kemal etrafında bir hareket canlanmıştır.
  • Ümitsizliğin yerini heyecan ve umut almıştır.

Havza genelgesinin etkileriyle ve Mustafa Kemal’in resmi görevini aşması sonucu İtilaf devletleri İstanbul Hükümetine baskı yapmıştır. Bunun sonucunda 8 Haziran 1919 tarihinde Osmanlı Harbiye bakanlığı Mustafa Kemal’i geri çağırmıştır.

Mustafa Kemal bu çağrıya uymamış ve kurtuluş amacına devam etmek maksadıyla Amasya’ya geçmiştir.

Bu genelge resmi makamlara da gönderilmiştir. Böylece mücadele ruhu her yere duyurulmuştur.

Yukarıdan anlatılanlardan hareketle Havza Genelgesinin kurtuluş tarihimizdeki önemi daha iyi kavranabilir. İşgale karşı duyulan rahatsızlığın bir bildiri şeklini alması milli bilince olumlu katkı yapmıştır.

Aynı zamanda bu bildiriyi yayınlayan kişi kurtuluş hareketinin de doğal önderi olarak ön plana çıkmıştır. http://webders.net/579/havza-genelgesinin-onemi.html

  

  

Bu Yazıyı Paylaşın:  Facebook Twitter Oyyla Blogger Google Tumblr
Yazarın Diğer Yazıları
2.9.2018 10:14:27
30.8.2018 10:34:07
17.8.2018 23:12:47
24.5.2018 12:36:35
20.5.2018 08:16:42
17.5.2018 10:48:48
8.3.2018 12:38:55
13.10.2017 18:38:32
16.9.2017 21:33:05
1.8.2017 08:03:26
17.3.2017 21:41:35
5.3.2017 01:41:16
2.9.2014 12:01:52
Okuyucu Yorumları
Okur Yorumları
Hava Durumu