• Facebook'ta Paylaş
  • Twitter'da Paylaş
Mehmet ULUÇAY

Gezimizin üçüncü günü

17.8.2018 23:12:47

 Gezimizin üçüncü günü

Tortum şelalesini gördükten sonra, Artvin’e doğru ilerliyoruz. Şehre Erzurum istikametinde girişte ve Rize ye doğru çıkışta, Muazzam tünellerden geçiyoruz. Çoruh nehrinin ikiye ayırdığı Artvin İlimize kavuşuyoruz. Otelde geceyi geçirdikten sonra ,sabah kahvaltısının ardından program gereği gezimize başlıyoruz.

 Artvin Kıldiyet Dağı'nın dik yamaçları üzerine İskitler tarafından kurulduğu. Yaygın bir inanışa göre Artvin adı, kenti kuran İskit hükümdarının adından geldiği. Sözcük, önceleri Artvani, sonrada Artvini biçiminde söylendiği, zamanla Artvin'e dönüştüğü söylenmektedir..”

Pazartesi / Borçka, Karagöl, Sarp, Batum, Gonio Kalesi ve Köprüsü,Chacha, Liman, Alfabe KuleleriGezimizin üçüncü gününde otelde alınan kahvaltı sonrası doğanın tüm renklerini görebileceğiniz, rüyalar diyarı Borçka Karagöl’e hareket ediyoruz. Bu cennet 19. yüzyıl başlarında, bugünkü Karçal Dağı’ndaki Klaskur (Aralık) Yaylası’nın yakınlarındaki bir tepenin heyelan sonucu Klaskur (Aralık) Deresi’nin önünü kapatmasıyla oluşan gölün etrafı 2450 m olup etrafında patika yol mevcuttur. En derin yeri 25 m olan gölün etrafı ladin, kayın, gürgen başta olmak üzere birçok ağaç çeşidine ev sahipliği yapar. Bu muhteşem doğayı fotoğrafladıktan sonra göl kenarında fotoğraf molası veriyoruz. Belirlenen saatte Sarp Sınır Kapısı’na hareket ediyoruz. TC Nüfus Cüzdanı ile Sarp Sınır Kapısı’nda giriş işlemlerimizi tamamladıktan sonra Gürcistan / Acara bölgesine geçiyoruz. İlk durağımız Romalı Gaius Plinus Secundus döneminde yaptırılan, Aziz Matthias’ın mezarının olduğuna inanılan Gonio (Asparos) Kalesi olacak. Kalenin gezilmesi sonrası Batum şehir merkezine doğru devam ederken Bayburt'tan doğup Batum sınırlarına kadar kendine keskin çizgiler oluşturan Çoruh Nehri'ni ve üzerindeki eski Gonio Köprüsü'nü göreceğiz. Merkeze geldiğimizde öğle yemeği (ekstra) alacağımız restorana hareket ediyoruz. Gürcü mutfağının değişik lezzetlerini tattıktan sonra panoramik gezimizde ilk olarak işletme binasındaki sivri kulesiyle dikkat çeken Batum limanını göreceğiz. Daha sonra İzmir Konak Saat Kulesi’nin bir kopyası olan, 25 metre yüksekliğinde, 4 çeşmeli Chacha Kulesi’ni gördükten sonra yolculuğumuz devam ediyoruz. İlk olarak Osmanlı döneminde 1863’de inşa edilmiş olan Batum Fener Kulesi’ni gördükten sonra 130 metre uzunluğundaki Alfabe Kulesi ve bir turunu 10 dakika tamamlayan 55 metre yüksekliğinde 250 kişi kapasiteli dönme dolap olan Ferris Wheel’i görüyoruz. Gezimiz Batum’un güzellikleri ile devam ediyor… Şehir merkezindeki plaja paralel uzanan 7 km uzunluğunda palmiyelerle süslü Batum bulvarında yapılan kısa yürüyüş yaparak Tiyatro Meydanı’na geliyoruz. Altın renkli Poseidon Heykeli ve rengarenk çiçekleriyle, opera binasını görerek, sonraki durağımıza doğru yürüyoruz. Parkın merkezinde yer alan, elinde altın koyun postu ile Medea Heykeli’nin bulunduğu Avrupa Meydanı’nda bulunan fıskiyelerin yanında serbest zaman veriyoruz. Dileyenler Prag ve Venedik’teki astronomik saatlerin bir benzeri olan Astrnomik Saat’in fotoğrafını çekebilir. Belirlenen saatte otele hareket ediyoruz.

B a t u m

BBB Batum’u Nasıl Kaybettik? : (Yazar Erkan Hacıfazlıoğlu)

Batum, Yavuz Sultan Selim zamanında 1518 de Osmanlı topraklarına katıldı. 360 yıl Osmanlılarda kaldı. Padişah Abdülhamit ıı. Zamanında diğer yerler gibi elimizden çıktı.

Batum bizim için çok önemlidir. Türkülerimiz vardır Batum’la ilgili. Şehit dedelerimizin mezarları vardır orada. Dedelerimizin kuşağına Batum acısı bir hançer gibi saplanmıştır.

Batum konusu ele alınırken Elviye-İ Selase (Batum, Kars, Ardahan) olarak geçen Sancağı, Batum’u merkeze alıp inceleyeceğim. Çünkü bu bölge tarihi süreci ve acıyı birlikte yaşadı.

Osmanlı Padişahı Abdülhamit II. Zamanında Osmanlı ile Rusya arasında yapılan 93 harbinden (1877-78) sonra Kars, Ardahan ve Batum’a Elviye-İ Selase yani Üç Sancak adı verildi.

Batum 1877’ye kadar Trabzon’a bağlı bir sancaktı. Batum Sancağı; Batum, Çürüksü, Aşağı ve Yukarı Acara (Keda Köyü, Maçakhel, Artvin, Yusufeli), Arhavi, Gönye, Hopa, Hemşin ve Pazar’dan oluşmaktaydı.

93 harbinde Osmanlı çok ağır bir yenilgi aldı. Ruslar batıda Yeşilköy’e kadar, doğuda ise Erzurum’a kadar ilerlediler. 3 Mart 1878’de Ruslarla Ayastefanos Antlaşması’nı imzaladık. Bu antlaşma çok ağır hükümler getiriyordu. Rumeli’de yaklaşık 237.000 km2 toprak kaybettik.

Bu Antlaşmanın 19. maddesi ile Kars, Ardahan ve Batum Rusya’ya bırakıldı.

Ayastefanos Antlaşması ile Ruslar Bulgaristan üzerinden sıcak denizlere inme hayalini gerçekleştirecekti. Buna batılı devletler şiddetle karşı çıktı. Bunun üzerine 13 Temmuz 1878’de batılı devletlerle birlikte Berlin Antlaşması imzalandı. (Bu antlaşmadan en karlı İngiltere çıktı. İngiltere Kıbrıs ve Avusturya’da üs, Bosna Hersek’te ise haklar elde etti).

Bu Antlaşmanın 58. maddesi ile de Kars, Ardahan ve Batum yine Rusya’ya bırakıldı.

***

1915 Çanakkale Savaşı’nın kazanılması sonucu Çarlık Rusya’sına yardım gönderilememiş ve Rusya’da 1917 yılında iç isyanlar çıkmıştır.

İşte bu koşullarda 3 Mart 1918’de Osmanlı-Rusya-Almanya-Avusturya Macaristan ve Bulgar Krallığı arasında Brest Litovsk Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma ile Osmanlı’ya bırakılan Kars, Ardahan ve Batum’un geleceği Halkoylaması ile tayin edilecekti. Osmanlı bu antlaşma ile son kez toprak kazandı. Ancak, Rusya ilk günden antlaşmayı ihlale başladı. Çekildiği toprakları Ermeni ve Gürcü çetelere bırakmayı yeğledi.

***

Antlaşmanın ihlal edildiğini gören Harbiye Nazırı Enver Paşa 4 Nisan 1918’de Batum, Ardahan ve Kars’ın işgali yönünde talimat verdi. Bunun üzerine 37.Kafkas Tümeni çatışarak 4 Nisan’da Ardahan, 14 Nisan’da Batum ve 25 Nisan’da ise Kars’a girdi. Osmanlı bu vilayetlere idareciler atadı.

Brest Litovsk Antlaşması’na göre yapılması gereken halkoylaması için hazırlıklar başladı. Eski Rus kayıtlarına göre 19 yaşını doldurmuş erkekler oy kullanacaktı. 14 Temmuz 1918’de halkoylaması başladı ve birkaç gün sürdü.

Batum’daki sonuçlara göre toplam 4.312 seçmenden; 2.669’sı Osmanlı’ya katılma yönünde Evet oyu kullandı. 160 kişi Hayır oyu verirken, 1.483 kişi de Çekimser oy kullandı.

***

Elviye-i Selase’den toplam 85.129 kişi Evet oyu, 441 kişi Hayır oyu, 1.693 kişi de Çekimser oy kullandı. Bu halkoylamasından sonra Elviye-i Selase yurda bağlandı. 11 Eylül 1918’de Osmanlı Devleti bir Kararname yayımlayarak idari teşkilatı oluşturdu. Memurlar tayın etti.

Ancak seçim sonuçlarına Gürcüler, Ermeniler ve Ruslar tepki gösterdi.

***

15 Eylül 1918’de Bakü’yü Halil Paşa (Enver Paşa’nın amcası) ele geçirdi. Bunu bahane eden Rusya 20 Eylül’de Brest Litovsk Antlaşması’nı feshetti.

Birinci Dünya Savaşı’nda yenilen devletlerle 30 Ekim 1918’de Mondros Ateşkes Antlaşmasıimzalandı. Bu antlaşma ile galip devletler Osmanlı topraklarını işgale başladılar. Mondros Antlaşmasının 11. maddesine göre Türk askeri Elviye-i Selase (Kuzey Batı İran) bölgesinden savaş öncesi sınırlara çekilecekti. 15.maddeye göre de galip devletler Batum’u işgal edebileceklerdi.

***

İşte bu ortamda 25 Ocak 1919’a kadar Türk askerinin Elviye-i Selase’yi terk etmesi istendi. 9.Ordu Erzurum’a çekildi ve Türk askeri 25 Ocak 1919’da Elviye-i Selase’den ayrıldı.

Askerimiz ayrıldıktan sonra İngiltere’nin güdümünde hareket eden Gürcü ve Ermeniler bölgeye yerleştirilmeye başlandı.

***

28 Ocak 1920’de ilan edilen Misak-ı Milli kararlarından biri de Elviye-i Selase ile ilgiliydi. Buna göre; Bizden alınmak istenen Kars, Ardahan ve Batum’da gerekirse Tekrar Halkoylaması yapılmalıydı.

23 Nisan 1920’de Ankara’da Büyük Millet Meclisi açıldı. Bu Meclise o tarihte sınırlarımız içinde olmayan Batum’dan 5, Kars’tan 3, Ardahan’dan 2 ve Oltu’dan da 2 milletvekili seçildi. İşte yeni kurulan Ankara Hükümeti Kars, Ardahan ve Batum’un sınırlarımıza dâhil olduğu yönünde iddiasını devam ettiriyordu.

***

15.Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Elviye-i Selase’yi almak için TBMM ile istişarelerde bulundu. 20 Eylül 1920’de Mustafa Kemal Paşa Kazım Karabekir Paşa’ya hareket emri verdi. 28 Eylül’de Sarıkamış alındı. Türk Ordusu 30 Ekim’de de Kars’ı ele geçirdi, 7 Kasım’da ise Gümrü’ye girdi. Ermeniler barış istediler ve 3 Aralık 1920’de TBMM’nin İlk Resmi Antlaşması olan Gümrü Antlaşması Ermenilerle imzalandı. Buna göre Kars ve çevresi TBMM’ye verildi. Ermeniler Türkiye’nin toprak bütünlüğünü tanıdılar.

5 Aralık 1920’de Ermenistan SSCB’ye bağlandı ve bu tarihten sonra Ermenistan konusunun muhatabı SSCB oldu.

***

İngilizlerle işbirliği içinde olan Gürcüler, TBMM Hükümeti ile İngiliz Siyaseti gereği yakınlaştı. İngilizler bu yakınlaşmanın SSCB ile TBMM’nın arasını açacağını hesap etmişlerdi. Ve hesapları da doğru çıktı. 19 Şubat 1921’de SSCB Gürcistan’a savaş ilan etti. Kızıl Ordu Kuzeyden ve doğudan harekete geçerek Kafkasları işgal etti.

16 Mart 1921’de Kızıl Ordu Batum’un etrafını sardı. Batum’da hâkim olan Menşevik Gürcü MeclisiBatum’un SSCB’ye bırakılması kararı aldı. 18 Mart’ta da Kızıl Ordu Batum’a girdi. 19 Mart’ta SSCB TBMM’ye verdiği nota ile Batum’u terk etmesini istedi.

***

Bu arada SSCB ile müzakereler yapılıyordu. 16 Mart 1921’de Moskova Antlaşması imzalandı. 13 Ekim 1921’de de Kars Antlaşması ile Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan’la bugünkü sınırlar kararlaştırıldı.

Bu antlaşmalarla Kars, Ardahan ve Artvin’i Türkiye aldı. Batum ise Gürcistan’a kaldı


 

Bu Yazıyı Paylaşın:  Facebook Twitter Oyyla Blogger Google Tumblr
Yazarın Diğer Yazıları
2.9.2018 10:14:27
30.8.2018 10:34:07
17.8.2018 23:12:47
24.5.2018 12:36:35
20.5.2018 08:16:42
17.5.2018 10:48:48
8.3.2018 12:38:55
13.10.2017 18:38:32
16.9.2017 21:33:05
1.8.2017 08:03:26
17.3.2017 21:41:35
5.3.2017 01:41:16
2.9.2014 12:01:52
Okuyucu Yorumları
Okur Yorumları
Hava Durumu