• Facebook'ta Paylaş
  • Twitter'da Paylaş
Fatma ULUBEY

TEPEMDE BİR DE ÇINAR OLURSA TAŞ MAŞ TA İSTEMEZ YANİ

19.6.2014 15:13:11

 TEPEMDE BİR DE ÇINAR OLURSA TAŞ MAŞ TA İSTEMEZ YANİ

( NÂZIM HİKMET)

 

Vasiyet

 

Yoldaşlar, nasip olmazsa görmek o günü

Ölürsem kurtuluştan önce yani, alıp götürün

Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni,

Hasan beyin vurdurduğu

Irgat Osman yatsın bir yanımda

Ve çavdarın dibinde toprağa çocuklayıp

kırkı çıkmadan ölen şehit Ayşe  öbür yanımda.

Traktörle türküler geçsin alt başından mezarlığın

Seher aydınlığında taze insan, yanık benzin kokusu,

Tarlalar ortamalı, kanallarda su,

Ne kuraklık, ne candarma korkusu.

Biz bu türküleri elbette işitecek değiliz,

 Toprağın altında yatar upuzun

Çürür kara dallar gibi ölüler,

Toprağın altında sağır, kör dilsiz.

Ama bu türküleri söylemişim ben,

Daha onlar düzülmeden

Duymuşum yanık benzin kokusunu,

Traktörlerin resmi bile çizilmeden.

Komşulara gelince,

Şehit Ayşe’yle ırgat Osman,

Çektiler büyük hasreti sağlıklarında

Belki farkında bile olmadan.

Yoldaşlar,  ölürsem o günden önce yani,

Öylece gibi de görünüyor

Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni

Ve de uyarına gelirse

Tepemde bir de çınar olursa

Taş maş ta istemez yani.

( Nâzım Hikmet 1953 )

 

Vatanına olan özlemini, vasiyet adlı şiirinde böyle dile getiriyordu Nâzım Hikmet.

 

1951 yılında DP tarafından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkartılan Nazım Hikmet, Rusya’ya kaçmak zorunda kalmıştı.  O’nun kaçış öyküsünü, Nâzım Hikmet’in yakın dostu olan Prof. Dr. Yıldız Sertel şöyle dile getiriyor: ‘’ Nâzım 1950’de cezaevinde çıktıktan sonra huzursuzdu. Yine takip ediliyordu. O’nu askere alacaklardı. 35 yaşında ve anjinpuatrini olan bir insanı askere almaları maksatlıydı. Bunun kendisi için büyük bir  tehlike olduğunun farkındaydı. Kaçmasının nedeni buydu.

O yıllarlarda hepimiz aynı durumdaydık. Ben Üniversiteye İngiltere’de gittim, ABD’ye geçtim. Döndüğümde baktım İstanbul’da takip ediliyorum. Oysa siyasetle hiç ilgim yoktu.

Nâzım hapisten çıktıktan sonra Üsküdar’ın sapa bir köşesinde Vâlâ Nurettin’in evinde kalıyordu. Annem, babam ve ben ziyarete gittik. Gece yarısından sonraya kalmışız.. ‘’ Bu saatten sonra nasıl taksi bulacağız ‘’ diye düşünerek dışarıya çıktık ki, taksi bizi bekliyor. Eve kadar götürdü. Bugünkü gibi öyle uzaktan dinleme falan değil, alenen peşinize birisi düşüyor ve nereye gitseniz orada.  Böyle de hizmet verirlerdi. Mesela bizim evin karşısında parkta bir boyacı vardı, ama hiç ayakkabı boyamazdı. Çünkü işi Sertellerin evini gözetlemekti. MİT o zaman böyle çalışırdı.

Sertel: ‘’ Nâzım bir vatanseverdi. Ama ‘’ vatan haini’’ suçlaması çok ağrına gidiyordu. Ülkesini terk ettikten sonra hep memleket sevdasıyla yaşadı.

Moskova’ya gittikten sonra da düş kırıklıkları yaşadı. TKP onu üyelikten çıkardı. STALİN dönemi Rusya’sını ise sevmedi. Orada dünyanın en güzel sıla şiirlerini yazdı. Vatan hasreti en büyük yarasıydı. Bir de o dönemde şiirlerinin Türkiye’de yayımlanmaması onu çok üzüyordu.’’ Bütün dünya benim şiirlerimi okuyor, benim halkım beni tanımıyor’’ der ağlamaklı olurdu.’’

 

Evet, ne yazık ki, bütün dünya Nâzım’ın şiirlerini okurken kendi memleketinde ‘’ vatan hainliği devam ediyordu’’

Vatan Amerika üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,

Vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,

Ben vatan hainiyim diyordu Nâzım Hikmet…

 

Nâzım Hikmet’in isyanı Emperyalizme karşıydı. Ama gel gör ki Emperyalizme karşı olmak bugün olduğu gibi dün de büyük bir suçtu! Bu suçu işleyenler,  kimi Nâzım Hikmet gibi memleketinden ayrı kalarak cezasını çekti, kimileri de  ( Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan ) darağacında sallandırılarak bedel ödedi.  Emperyalizme karşı büyük mücadele veren bu üç fidanın ve bu uğurda yaşamlarını yitiren tüm devrimcilerin ruhları şad olsun.

 

Kurtuluş Savaşını böyle coşkulu anlatan bir şair ‘’ vatan haini ‘’ olabilir mi?

Kocatepe’de Büyük Taarruzu tasvir eden dizeler…

‘’ Sarışın  bir kurda benziyordu/ Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı/

Yürüdü uçurumun başına kadar/ eğildi, durdu/ Bıraksalar/ ince,uzun bacakları üstünde yaylanarak / ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak/ Kocatepe’den Afyon Ovası’na atlayacaktı…’’

 

Kaderin cilvesine bakın ki, dün ezici bir çoğunlukla iktidarda olan bir Sağ partinin aldığı kararla vatandaşlıktan çıkarılıyor ve bugün yine ezici bir çoğunlukla iktidarda olan yine bir Sağ partinin ( AKP ) kararıyla vatandaşlığı iade ediliyor. Her ne kadar AKP’nin  bu atılımı,  yaklaşmakta olan yerel seçimlere bağlansa da ben böyle düşünmek istemiyorum, çok geç kalınmış bir karar olarak algılıyorum.

Bıraktığı eserleriyle dünyanın hayranlığını kazan bir insanın kendi memleketinde anlaşılamaması,  Vatan özlemiyle yanıp tutuşması ve bu özlemine kavuşamaması çok acı olsa gerek. Çoğu yazarlarımız ve edebiyatçılarımızın belirttikleri gibi ben de bu kararın hiç bir şekilde ‘’ iade-i itibar ‘’ olarak değerlendirmiyorum. Çünkü  O zaten itibar sahibi bir insan. Türk dilinin en büyük şairi’dir. Dünya ülkeleri arasındaki yeri zaten bellidir. UNESCO 2002 yılını Nâzım Hikmet yılı olarak ilan etmiştir.

 

Diyor ya Nâzım:

Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla:

Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ

 

 

 

Şimdi büyük puntolarla yazalım NÂZIM VATAN HAİNİ DEĞİL VE HİÇ BİR ZAMANDA OLMADI DİYE…

Ne mi yapalım Nazım için?

Şiirlerini okullarda okutalım, piyeslerini oynayalım, bir anıt dikelim.

 

Aya gidilecek daha da ötelere,

Teleskopların bile görmediği yere

Ama bizim dünyada ne zaman kimse aç kalmayacak,

Korkmayacak kimse kimseden

Emretmeyecek kimse kimseye,

Yermeyecek kimse kimseyi,

Umudunu çalmayacak kimse kimsenin

İşte ben Komünistim bu soruya karşılık verdiğim için

                                                                 26 Ağustos 1959

 

Nâzım Hikmet hâlâ vatan haini mi?

 

17.01.2009

Fatma ULUBEY

 

Bu Yazıyı Paylaşın:  Facebook Twitter Oyyla Blogger Google Tumblr
Yazarın Diğer Yazıları
6.6.2017 13:06:04
13.7.2016 12:56:26
25.6.2016 13:32:41
3.6.2016 10:55:30
25.5.2016 00:11:20
12.5.2016 01:23:54
16.3.2016 01:23:30
12.3.2016 10:08:20
25.2.2016 15:30:28
23.1.2016 10:42:37
11.1.2016 11:31:44
29.12.2015 11:21:56
21.12.2015 20:11:15
11.12.2015 23:36:50
1.12.2015 10:28:25
18.11.2015 09:50:23
10.11.2015 10:51:22
8.11.2015 09:57:37
6.10.2015 10:24:00
10.9.2015 11:52:00
11.8.2015 11:40:26
9.8.2015 11:19:32
6.8.2015 19:56:39
28.7.2015 19:23:11
18.7.2015 14:28:21
14.7.2015 09:54:18
7.7.2015 12:51:09
30.6.2015 14:14:10
20.6.2015 11:51:35
1.4.2015 20:41:02
28.3.2015 00:23:57
4.3.2015 12:41:20
19.2.2015 03:53:09
17.2.2015 12:49:18
25.1.2015 22:43:20
1.1.2015 09:25:09
19.12.2014 15:59:54
14.12.2014 01:27:10
4.11.2014 13:28:34
11.10.2014 23:42:45
23.9.2014 13:33:50
17.9.2014 11:31:51
13.9.2014 09:20:58
11.9.2014 17:07:06
27.8.2014 12:58:42
18.8.2014 10:43:30
23.6.2014 16:50:13
19.6.2014 15:13:11
12.6.2014 00:49:32
Okuyucu Yorumları
Okur Yorumları
Hava Durumu