• Facebook'ta Paylaş
  • Twitter'da Paylaş
Haci BOZKURT

GERÇEĞİ ANDIRAN RÜYAMIN DEVAMI

26.5.2014 11:30:50

 GERÇEĞİ ANDIRAN RÜYAMIN DEVAMI

 

Evvel günkü yazımda “Rüyamda Kahta’ya Kadı oldum” başlıklı  bir makale yazdım.

Makalede yazdığım rüyamın uzun olduğu için devamını daha sonra yazacağımı belirtmiştim.

Rüyamın konusu Kahta’da kadılık seçimlerini nasıl kazandığımdı.

Yazıda rüyam yarım kalmış, devamını getirmemiştim.

İki gündür okuyucularım habire beni arayıp, duruyor.

Bana rüyanın devamını merak ettiklerini ve devamını yazmamı hatırlatıyorlar.

Şimdi size rüyanın devamını anlatacağım.

Sakın falcılar gibi rüyaya eklemeler yapacağımı beklemeyin.

Sadece gördüklerimin bir kısmını anlatacağım.

 

Evet.

Rüyamda bütün maharetlerimi kullanıp Kahta’ya kadı seçildiğimi zaten yazmıştım.

Sıra koltuğu oturmaya gelmişti.

Ya Allah, Ya Bismillah diyerek Büyük bir kalabalık eşliğinde Saraya doğru yürüdüm.

Nihayet hayallerini kurduğum konağa geldim.

Heyecanlıydım.

Tahta oturacaktım.

Şöyle etrafıma bakındım,

Etrafımda bulunan,

Kardeşlerim, bacılarım,

Emmilerim, Hacı Dayılarım,

Kirvelerim,

Seçimden önce vaatlerde bulundukların insanların benden daha heyecanlı olduklarına

şahit oldum.

Onların beklentilerinin benden daha fazla olduğunu da sezdim.

 

 

Saraya gireceğim sırada etrafıma şöyle bakındım.

Aman Allah’ım ne göreyim.

Saray adeta işgal edilmişti.

Mahşeri bir kalabalık vardı.

Dışarıda ve içeride insan seli dalgalanıyordu.

Kısacası şehrin yarısından fazlası oradaydı.

Her biri benden bir yetki,

Her biri benden Bir koltuk,

Her birinin benden Bir menfaat sağlamaya geldikleri aşinaydı.

 

Konağa girdiğimde ne göreyim ?

Yandaşlarım benden habersiz odaları kapmak için adeta köşe kapmaca oynuyorlardı.

25-30 kişi birden sınırlı sayıdaki odaları kapmaya çalışıyordu.

Konağın o kadar odası yoktu. Benim verebileceğim sadece  4 odası görünüyordu.

Rüyamda Allah’a yalvararak “ Ey Yüce Rabbim, Şuraya 40 oda kondur da beni sıkıntıdan kurtar” diye yalvardım.

O andan itibaren ter bastı ve sıkıntıya girmeye başladım.

4 odayı 25-30 kişiye nasıl paylaşacağımı, nasıl bir karar vereceğimi düşündüm.

Hem bu odalar babamdan kalma servetim değildi ki, istediğime vereyim.

Odaları yek başıma veremezdim zaten

Saraya danışmam lazımdı.

Beylerbeyine danışmam lazımdı.

Çünkü bu makama onların sayesinde gelmiştim.

Çünkü öncelik onların adamlarının hakkıydı.

Şu var ki; onlardan arta kalan odalar ancak yetkimde olacaktı.

Yani işim çok çok zordu.

Kendi kendime çareler aramaya başladım.

Gelenlerin Bazıları ile odamda,

Bazıları ile yan odamda,

Bazıları ile de diğer odalarımda birebir görüştüm.

Kendimi yönlendirme memuru olarak görüyordum.

 

Birkaç günüm böyle geçti.

Kalabalık hiç eksilmiyordu.

Bu kez sıra sancağın park, bahçe, otogar, akaryakıt istasyonu, konağa amele alma gibi isteklerine gelmişti.

Kanunu, nizamı, yönetmeliği bir yana bıraktığım halde işin içinden çıkamadım.

Konağa bağlı 10 park varsa bin 10 talepli vardı.

Konağa 20 amele alınacaksa 2 bin 20 talipli vardı.

Konağa 1 akaryakıt istasyonu lazım iken 20 istasyon sahibinin  beklentisi vardı.

Velhasıl işim çok zordu.

Neredeyse bu işi başıma nerden açtım diyecektim ki,

Bu da gelir, bu da geçer, demeye başladım.

Burası koca saray, hepimize yeter de artar dedim.

Fakat boş ver demekle bitmiyordu.

Bunca insanı nasıl ikna edeceğimi karar kara düşünüyordum.

Böylece birkaç gün içerisinde yoruldum, bitap düştüm.

Zaten seçimin yorgunluğu da hala üzerimdeydi.

Sabır Allah’ım sabır demeye başladım.

 

Neyse,

Demokraside çareler tükenmez derler ya;

Bir iş bahanesi ile kaçıp Paytahta gittim.

Orada beylerbeylerini ziyaret edip birkaç gün dinlendim.

Dönüp Kahta şehrine geri geldim.

İkametgahıma geldiğimde Aman Allah’ım bu ne kalabalıktı.

Söz verdiklerim ve vermediklerim,

Bana oy verenler ve vermeyenler,

Evimi, evimin bahçesini hatta evimin sokağını doldurmuşlardı.

Bir hayal aleminde yaşıyordum.

Bunca insan yanımda, arkamdaysa “ Ben neymişim bee” diye kendi kendime mırıldandım.

Ben artık büyük bir kahramandım.

 

Aradan günler, haftalar hatta aylar geçti.

Angarya işlerden ötürü kadılık görevime henüz başlayamadım.

İnsanlar Sabah konağa, akşam ikametgaha akın akın gidip geliyorlardı.

Tüm bunlar yaşanırken bir gün konağa muharrirler de geldi.

Benimle bir konuda görüşeceklermiş.

Onlara maalesef görüşme sırası gelmedi.

Çekip gitmişler.

Varsın gitsinler, benim derdim bana yeter.

Bir de onlarla mı uğraşacağım?

 

Artık bunalıma girmiştim.

Bunalımdan kurtulmak için bir hizmet bahanesi daha uydurup tekrar paytahta gittim.

Baytahta gitmeden arkamdan bir şeyler yapılsın diye de kardeşlerime, emmilerime, dayılarıma ve yakın arkadaşlarıma kanunlu- kanunsuz bazı yetkiler verdim.

Ne yaparlarsa yapsınlar dedim.

 

Evet dostlar,

Rüyada hala baytaht’tayım.

Geri konağıma ve evime gelmeyi düşündükçe tekrar strese giriyordum.

Burada mı kalsam diye düşündüm.

Ama o zaman mühür elden giderdi.

 

Şimdi kara kara düşünüyorum.

Seçimden önce vaatlerim vardı.

Saraya bir kimlik kazandıracaktım.

Bu şehre bazı hizmetler getirecektim.

Fakat bunu başaramayacağımı şimdiden anladım.

Sarayda iş yapabilecekler yerine mecburen akrabalarımı, saraya yakın olanları ve beylerbeylerinin yakınlarını yerleştirmek zorunda kaldım.

Bu şekilde hizmetler getireceğime kendim bile inanamıyorum

Bunlar bir yana,

Rüyamın sonuna yaklaşıyordum.

Bir anda her şeye boş ver dedim.

Önümde 5 yıl var.

Yeyip içeceğim.

Kardeşlerime, emmilerime, dayılarıma, bana yalakalık yapanlara ve diğerlerine de yedirip içiririm kim ne derse desin.

Makam var, hava var.

Küsen küssün, giden gitsin.

Zaten bunlar bana oy vermemişler.

Bunlar saray partisine oy vermişler.

Cezalarını çeksinler.

Ben işime bakarım.

Diyorken, aniden yataktan fırladım.

Ohhhh beeee…..

Gördüklerim rüyaymış.

Hey sen çok yaşa.

İyi ki de rüyaymış.

Baksana tüyü bitmemiş yetimin hakkına bile göz dikmiştim.

Tövbe Yarabbi………

 

Evet dostlar,

Yeni rüyalar görmek üzere,

Arada bir yeni niyetlerle uyumaya devam edeceğim.

Kalın sağlıcakla……

 

 

 

Bu Yazıyı Paylaşın:  Facebook Twitter Oyyla Blogger Google Tumblr
Yazarın Diğer Yazıları
16.9.2017 21:17:54
28.6.2017 15:44:45
10.6.2017 11:58:06
21.5.2017 12:24:46
18.2.2017 22:24:57
3.1.2017 00:36:45
26.9.2016 08:51:55
20.4.2016 09:23:59
31.3.2016 01:36:49
20.3.2016 12:27:52
19.2.2016 01:02:35
27.1.2016 12:30:55
4.1.2016 11:52:53
20.12.2015 15:56:28
17.12.2015 10:19:13
27.9.2015 12:30:35
10.9.2015 14:44:42
31.8.2015 11:08:16
7.8.2015 14:40:44
29.7.2015 16:20:12
30.6.2015 15:10:17
26.4.2015 12:49:57
22.4.2015 00:36:12
14.4.2015 17:35:39
2.3.2015 00:10:57
8.2.2015 23:07:09
26.1.2015 17:06:47
11.1.2015 19:57:35
22.12.2014 09:48:28
21.11.2014 23:08:47
23.10.2014 10:23:22
27.9.2014 15:03:26
9.9.2014 09:34:56
31.8.2014 23:53:37
25.8.2014 11:57:42
17.8.2014 01:17:11
26.7.2014 20:43:32
8.7.2014 10:46:33
8.6.2014 13:22:50
26.5.2014 11:30:50
22.5.2014 10:53:56
13.5.2014 22:34:02
10.5.2014 12:19:56
Okuyucu Yorumları
  • ANCAK BU KADAR GÜZEL OLURKAHTALI 5.6.2014 12:42:55

    YA HACİ ABİ SÜPERSİN VALLAH KAHTADA YAޞ İTİBARİ İLE SEN SENDEN SONRA İSMAİL KAYA SEN DOLAYLI İSMAİL KAYA DİREK DALIYOR SEN KASK FALAN TAKIYON İSMAİL KSKTA TAKMIYOR.

Okur Yorumları
Hava Durumu