• Facebook'ta Paylaş
  • Twitter'da Paylaş
Haci BOZKURT

ÖZGÜR BOĞATEKİN’E

13.5.2014 22:34:02

 

ÖZGÜR BOĞATEKİN’E

 

Oğul Özgür Boğatekin,

Kulaklarını aç beni iyi dinle

Sana birkaç tavsiyem  var.

Beni dinlersen güle oynaya yaşarsın, dinlemezsen de bu genç yaşında ceza evlerini boylarsın.

 

Bak Oğul Özgür;

Sen sen ol, sakın bu gazetecilik mesleğinde babana özenme.

Bana Gazeteci desinler diye hapishanelere sakın göz dikme.

Gözünü dört aç, çevrene iyi bak, millet nasıl gazeteci oluyor gör, öğren.

Boyun posun yerinde, kültürün var, tahsilin var.

Bir bürokrata, bir siyasetçiye üç-beş satırla övgüler yağdırsan boyun mu kısalır Oğul?

Hayır.

Ardından koy gazeteni koltuğunun altına var git övgüler yağdırdığın bürokratın, siyasetçinin yanına kilon mu azalır oğul ?

Hayır.

Peki ne olur ?

İşte marifet burada. Özgür Boğatekin o zaman en iyi gazeteci olur. Şansın açılır oğul, Kısmetin açılır oğul. İş sahibi, aş sahibi, maaş sahibi olursun oğul.

Daha bunlar ne ki ?

Havan da olur, paran da olur.

Daha ne istersin,

İlle ki Allahtan belanı mı istersin oğul.

 

Sana ne oğul, polisten, jandarmadan, yasadan, adaletten,

Sana ne bir başkasına yapılan zulümden, hakaretten,

Bu memleket senden ve babandan mı soruluyor oğul ?

Bu memleketin askeri, polisi, adaleti, yasası senle babandan mı soruluyor?

Bu memleketin yasasını kasasını senle baban mı düzelteceksiniz?

Akıllı ol Oğul Özgür, akıllı ol.

 

Sana bişey söyleyeceğim iyi dinle. Gün geldiğinde baba dostum idin bana söylemedin deme. Bak Oğul Özgür, bu memleketin namusu böyle.

Düşenin dostu kesinlikle olmaz bunu sakın unutma.

Yazarsın, çizersin hoşlarına gider ve sana Aferin derler,

Menfaatlerine yazmışsan “Helal olsun” da derler.

Pohpohlarlar, şişirirler, doldururlar ve işte böyle ceza evine gönderirler.

Arkandan da “iyi oldu, O’na mı düşmüştü?

 Çekirge bir zıplar, iki zıplar ” diye alkış tutarlar.

 

Oğul Özgür; Bu memlekette bu işler böyle.

Bak birkaç hata yaptın ama işi yırttın.

Yanına koymadın en sonunda soluğu ceza evinde aldın.

 

Bak Oğul, Baban Haci Boğatekin, 30 yıldır sadık bir dostumdur. Babandan çok çektim, hala çekiyorum.

Açıkça söylüyorum senden çekmek istemiyorum.

Sevmediğim o mahkeme salonlarına gitmek istemiyorum.

La Oğul bu mahkeme hastalığınız sizde irsi midir, nedir anlayamadım.

 

 Bak sana babanın eski bir olayını özetleyeyim.

1990’lı yılların başıydı.

Babanın mahkeme hastalığı o zaman başlamıştı. Gerger Adliyesinde duruşması vardı. Kim bilir, kimin için ne yazmıştı, bilemiyorum.

Mahkemelik olmuştu. Sen küçük bir çocuktun, hatırlamazsın.

Şimdi beğenmediğin hak, hukuk, adalet o zaman tam dibe vurmuştu.

Öyle “susma hakkımı kullanırım, avukatım gelsin, beni tutuklayamazsınız” gibi şeyler yoktu.

O zamanlar olsa olsa dipçikler vardı.

Babanın meslektaşı ve dostu olarak babanın duruşmasını izlemek ve destek olmak amacı ile Haci Bozkurt ve Sait Budak ikilisi olarak Adıyaman’da üçüncü bir kişi ikna edememiş ve ikimiz bir taksiye atlayarak Gerger’e gitmiştik.

Gerger’e vardığımızda duruşma nedeni ile büyük bir sessizlik hissettik.

Ceza evinden Adliyeye kadar olan güzergahta dipçikli askerler duruyordu.

Duruşmayı izlemek için izin aldığımızda herkes bize çok acayip bakıyordu.

Sonunda Salona girip bekledik. Çok geçmeden eli kelepçeli baban Haci Boğatekin, çok yoğun güvenlik tedbirleri altında salona getirildi.

Salonda sivil olarak baban, ben ve yol arkadaşımdan başka hiç kimse yoktu.

Baban başı dik bir şekilde ifadesini verdi ve geri çok sevdiği mahpushanesine geri döndü.

Ben de arkadaşım ile birlikte Kahta’ya döndüm.

İkinci ve üçüncü mahkemelerine de katıldıktan sonra bana da ceza evi kapılarının açılacağının farkına vararak o gün bu gün babanın hiçbir mahkemesine katılmadım.

 

İşte böyle oğul Özgür,

Bence gazetecilik konusunda babanı dinleme. Ceza evine girmeden gazeteci olunmaz sözüne de bir sefer kandın ve ceza evine de girdin.

Yani diplomanı aldın

Sakın ikinci defayı deneme.

 

Bak Oğul Özgür,

Ben 30 yıldan beri Gazeteciyim.

Gerçi Babana göre hapse girmediğimden gazeteci olamamışım ama olsun, beni idare etsin.

Bak oğul sana yaptığım bu tavsiyeleri zamanında babana da yapmıştım.

Ama baban sert kafalı, Kürt kafalı beni hiç dinlemedi.

Dinlemedi de ne oldu ? Madalya mı taktılar?

Gerger’e heykelini mi diktiler orası tartışılır?

 

 

Oğul Özgür, sana bir şeyler anlatabildiysen ne mutlu bana.

Şunu bil ki, benim ki sadece dost tavsiyesi.

Sen dışarıda da olsan, hapiste de olsan bana ne artın var ne de eksin.

Amacım seni de baban gibi bir günü dışarıda iken iki günü ceza evinde girmeni önlemekti.

Onun için biraz da etrafındakilere bak oğul.

Sen de herkes gibi yaşamaya bak.

Gözlerinden öpüyorum

Bu Yazıyı Paylaşın:  Facebook Twitter Oyyla Blogger Google Tumblr
Yazarın Diğer Yazıları
16.9.2017 21:17:54
28.6.2017 15:44:45
10.6.2017 11:58:06
21.5.2017 12:24:46
18.2.2017 22:24:57
3.1.2017 00:36:45
26.9.2016 08:51:55
20.4.2016 09:23:59
31.3.2016 01:36:49
20.3.2016 12:27:52
19.2.2016 01:02:35
27.1.2016 12:30:55
4.1.2016 11:52:53
20.12.2015 15:56:28
17.12.2015 10:19:13
27.9.2015 12:30:35
10.9.2015 14:44:42
31.8.2015 11:08:16
7.8.2015 14:40:44
29.7.2015 16:20:12
30.6.2015 15:10:17
26.4.2015 12:49:57
22.4.2015 00:36:12
14.4.2015 17:35:39
2.3.2015 00:10:57
8.2.2015 23:07:09
26.1.2015 17:06:47
11.1.2015 19:57:35
22.12.2014 09:48:28
21.11.2014 23:08:47
23.10.2014 10:23:22
27.9.2014 15:03:26
9.9.2014 09:34:56
31.8.2014 23:53:37
25.8.2014 11:57:42
17.8.2014 01:17:11
26.7.2014 20:43:32
8.7.2014 10:46:33
8.6.2014 13:22:50
26.5.2014 11:30:50
22.5.2014 10:53:56
13.5.2014 22:34:02
10.5.2014 12:19:56
Okuyucu Yorumları
  • kahtaya 10 numara fazlasın hocamurfalı 21.9.2017 13:44:00

    Yorumunu yaz

  • güzel ve ironik bir yorum.yunus15.5.2014 01:26:44

    güzel yazmışsın hocam. kalemlerini satmış yalakalar bu yazdıklarını okurlarsa,bilmem yüzleri kızarır mı..?

  • HarikaYaşar Hamurcu - Gazeteci13.5.2014 23:54:52

    Harika yazmışsın hacı bey.

Okur Yorumları
Hava Durumu